‘Türkiye’deki Alevi örgütlerinde kadın yok sayılıyor’

0
53

Alevi kadın hareketinin Türkiye’de güçlenememesini değerlendiren Aysel Kılavuz ve Aysel Demir, Alevi inancında kadının yeri belliyken, örgütlenmede yok sayıldığını belirttiler. Kılavuz ve Demir, “Cinsler arasındaki ayrımcılık konusunda Alevi örgütlenmesinin ciddi bir şekilde eğitim çalışmalarına yönelmesi gerekiyor” diye konuştular.

Alevi inancının bugünlere taşınmasında başat rol oynayan kadın gerçekliği kentleşen Alevilik içerisinde görünür düzeyde azalmış durumda. Kadınları mutfakla sınırlayan anlayış, kadının Alevi inancındaki yerini de sarsmış durumda.

Aleviliğin anayurdu olan Mezopotamya ve Anadolu’da durum böyleyken, yoğunluklu olarak 70’li yıllarla başlayan göçle Avrupa’ya yerleşen Alevi kadınlar geldiğimiz dönemde bir çok ülkede kendi öz örgütlülüğünü oluşturmuş durumda. Eşit başkanlık sistemiyle de, Avrupa Alevi örgütlenmesinde yer alan Alevi kadınlar, Avrupa ve Türkiye’de bir çok çalışmada öncülük yapıyor.

Türkiye’de ise Alevi örgütlenmesinde kadının adı okunmayacak düzeyde. Bir çok Alevi kurumunda yerelden merkeze kadar Alevi kadınlar sınırlı sayılarda kalırken, Genel merkezlerde kadın yönetici yok denecek kadar az. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanlıkla yönetilirken, diğer kurumların genel başkanları kurulduğu günden bu yana erkekler tarafından yönetiliyor.

“ALEVİLİKTE ÇIRAYI YAKAN, LOKMAYI PİŞİREN, DUAYI VEREN KADINDIR”

Konuya dair PİRHA’ya konuşan ve uzun yıllar Avrupa’da Alevi çalışmalarında yer almış Aysel Kılavuz, Avrupa’daki örgütlenmenin uzun bir emek sonucu bu düzeye geldiğini belirterek, “Anaerkilden gelen bu inancı, kültürü bu kadim topraklara tohumu atan kadındır. Yani bu çırayı yakan kadın, lokmayı pişiren kadın, duayı veren kadındır. Her perşembe günü çırayı yakan kadındır. Geçmişte de öyleydi bugün de öyle. Kadınlar birbirine destek olmalı. Ancak öyle güçleniriz” dedi.

“ALEVİ ÖRGÜTLENMESİNDE KARAR VERİCİ MEKANİZMALAR ERKEKLERDEN OLUŞUYOR”

Aysel Demir ise, Alevi örgütlenmesinde karar verici mekanizmaların erkeklerden oluştuğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sistemde belki normal karşılanıyor ama inancımızın özüne baktığımızda inanç bunu böyle söylemiyor. Can kadını ve erkeği ayrı değerlendirmiyor. Demek ki pratikte yanlışlar yapılıyor ve gerçekten de yaklaşım çok önemli. Avrupa boyutunda uzun mücadeleler sonucu erişilen bir başarı Türkiye’de olur mu? Ben Türkiye’den yana çok da umutlu değilim. Çünkü Türkiye’de Alevilerin de ulaşmak istedikleri elde etmek istedikleri haklar, demokratik haklardan bağımsız değil. Burada demokrasi mücadelesi yükseldiği oranda kadın mücadelesi de yükselecektir. Dolayısıyla da Alevi mücadelesini bütün bu mücadele boyutlarından ayrı düşürmek hata olur.”

Alevi kadın hareketinin önünde en büyük engelin erkek eril zihniyetin olduğunu vurgulayan Demir, “Şimdi buna dokunduğunuzda bir panik oluşuyor. Cinsler arasındaki ayrımcılık konusunda Alevi örgütlenmesinin ciddi bir şekilde eğitim çalışmalara yönelmesi gerekiyor. Bunun başka reçetesi yok” diyerek sözlerini tamamladı.

Diren KESER/MERSİN 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here