Ciddiyet

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

YÜKSEK YERİLİM HATTI / ERDİNÇ UTKU

Hile, hülle, oyunbozanlık…

Seçim yasası tasarısı değil sanki “Saray’a demokrasi kaçırma” senaryosu…

*

“Kötü günler için sakladığım” birkaç gün vardı.

Onu da beşli ihale çetesine vermişler 🙁

*

AKP kurucusu halka umut olarak pompalanıyor.

“Kurtar bizi BABA!”dan geldiğimiz nokta: “Kurtar bizi BABAcan!”

*

İngilizce mingilizce bilmen işe yaramıyor artık.

Emojice bilmeyeni işe almıyoruz 🙂

*

“Beni Türk müteahhitlerine emanet ediniz!” diyeceği kesin de “mutlaka beşli ihale çetesinden bir müteahhide” diye ekler mi bilmem…

*

Cumhur İttifakı seçim yasa tasarısında küçük bir madde unutulmuş: “Erdoğan kazanamazsa, seçim kazanıncaya kadar tekrarlanır.” 🙂

*

Yolsuzluk ve usulsüzlüklerinize de yüzde 7 “yeme barajı” getirin!

Yüzde yediden fazla götürmenize engel olunsun en azından 🙁

*

Demokrasimiz felç, inme indi demokrasimize: “tepeden inme”…

*

YARA karşılığı sevme, bizde aşkın diğer adı…

*

“Unut” fakirin ekmeği…

*

Karnımız zil çaldıkça,

çanlar çalanlar için çalıyor…

*

Size günde üç öğün “her türlü diyetten uzak durma” yazıyorum…

*

Ülke nüfusunun yüzde 90’ına karşılık gelen 76.5 milyondan fazla tüketici aç ve yoksul olarak yaşamını sürdürüyor.

Türk, yoksulluğunla övün, hayatta kalmaya çalış, açlığına güven!

BİR DAKİKA / MİNE G. KIRIKKANATATLIKARINCA DÖNÜYOR, DÖNÜYOR…

Emperyalist okyanusların ortasında boş bir ceviz kabuğu gibi yalpalayan yalnız ve çaresiz Mikronezya Adası’nın en büyük löpçülerinden biri, Mekruh Goethezillapopoviç’ti. 

Germania Adası’ndan Mikronezya’ya göçen atalarından yadigâr soyadı çok uzun olduğundan, herkes tarafından kısaca Götsil diye anılırdı. 

Yol iktidarının önemli bir yolsuzu olmasına karşın, takılan lakaba pes perdeden itirazları ve hatta Germania Adası’nda tuvalet kâğıdı rulosunu keşfeden Goethezilla’nın şerefli soyundan geldiğine ilişkin açıklaması hiçbir işe yaramamıştı. 

Lakabını yasaklatmak için Muktedir Makropiç’in huzuruna bile çıkmış, ne yazıktır ki ulu çobandan da “Ne yani, Götsil değil de Poposil mi diyelim?” karşılığını alınca, şikâyetini yutup susmak zorunda kalmıştı.

Ama Mekruh Goethezillapopoviç, kurnaz ve kindar bir Mikrondu. 

Hatta yaptığı talanın çapına bakılırsa, yolsuz Mikronların ağababası birkaç Makrondan biri sayılırdı. Mikronezya’nın kamu malını Yol iktidarından bile önce yağmaya başlamış, başlarda minik adaya Amerikan Kol dinini sokan Ağlakov Somurturski ve kumpanyasına biat etmiş; ülkenin dümenine Yol Partisi geçince, yollu ruhbanın ve yolcu halkın tanrısı Ol’a imanla saf değiştirmişti. 

Yol Partisi’nin aslında yolsuzluk çetesi, yollu ruhbanın da yolsuzlar ordusu olduğunu bildiğinden, tüm yetkili ve etkilileri iyi yemliyor, böylece yerini koruyordu.

Ne var ki Muktedir Makropiç’in “Poposil” esprisinden beri kendini güvencede hissetmediği gibi, içerlemişti de… O günden öteye yollulara verdiği payları ve rüşvetçilerle yaptığı konuşmaları kayda almaya başladı. Üstelik elinde “malzeme” olduğunu saklamıyordu.

İktidar, çok geçmeden Götsil’i bir tehdit olarak görmeye başladı.

Mekruh Goethe… vb’nin başına bir iş gelmesi kaçınılmazdı. 

Ama Mekruh da hem kurnaz hem korkaktı. 

Kurnazdı: tehlikeyi görünce dış mihraklardan dinozor ithalatına başlamış; yolsuz medyada kaşık kadar adaya doldurduğu dinozorların sırtında, kolunu başını devasa Titanozor’ların ağzına sokarken fotoğraflarını yayımlatarak iktidara “sıkıysa gel” tadında sübliminal mesaj veriyordu. 

Korkaktı: kapıya eli sıkışsa, “Suikasta uğradım!” çığlıkları atıyordu.

Bir gün yolsuz medyada Götsil’in gerçekten kolu bacağı kırılmış, yüzü gözü mosmor hastane fotoğrafları yayımlandı. 

Mikronezya’nın ulu çobanı Muktedir Makropiç, henüz hiçbir suikast hazırlatmadığı hedefin ağzını burnunu kimin dağıttığını merak etti. Götsil’in önemsiz rütbesine denk düşen Yelloz Yelizov’u ne olup bittiğini anlamakla görevlendirdi. 

Yelizov, koşa koşa hastaneye gitti. Tepeden tırnağa sargılar içinde yatan Götsil, üstünden rulo değil, kâğıt silindiri geçmiş gibiydi. Yelloz Yelizov, nazik olmaya karar verdi:  

“Geçmiş olsun Mekruh Yoldaş. Ne oldu, nasıl oldu?”

“Sorma Yelloz Yoldaş” diye inledi Götsil, “bisiklet çarpıp devirdi!”

“Bisiklet mi? Bu hale bisiklet mi düşürdü yani, mümkün değil ayol!”

Götsil, içini çekti. “Keşke sadece bisiklet olsa… Yerde yatarken önce motosiklet, sonra üstü açık araba çarptı, uçak ezdi ve sonunda tepeme uçan daire düştü!”

Yelizov’un da tepesi atmıştı.

“Sana inanmıyorum Mekruh Yoldaş! Uyduruyorsun. Her zamanki gibi.”

“Yemin ederim ki doğru söylüyorum, Yelloz Yoldaş. Neyse ki uçan daireden sonra Atlıkarınca’nın sahibi yetişip elektriği kesti de kurtulabildim…”

CUK / GÜNEL ALTINTAŞ

Enflasyon bana Nasrettin Hoca’yı anımsattı. Garibim, eşeğini açlığa tam alıştırıyormuş ki eşek ölmüş!

*

İngiltere 386 Rus milletvekiline yaptırım uygulayacakmış. Bence de parlamenterler, savaş çıkarmak yerine, birbirlerine yaptırım uygulamalı, halkı rahat bırakmalıdır.

*

Ahlak bozduğu için, enflasyon İslama aykırıdır. O yüzden de “Enflasyonla mücadelede hükümet tarikatlara görev vermelidir” diyenler çıkabilir!

*

Zelenski, şu anda sadece bir kahraman. Ama ülkesini savaşa sokmamayı becerseydi, devlet adamı olurdu!

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR