EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Şirnex’te şüpheli kadın ölümü

Hezex’te, 46 yaşındaki Ayşe Ekti şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Zergûze Xwar köyünde yaşayan Ayşe Ekti (46), evinde şüpheli bir...

Avusturya ve İsviçre’de çığlarda 10 kişi öldü

Avusturya ve İsviçre’de, düşen çığlarda 10 kişi hayatını kaybetti. Kar yağışının etkili olduğu Avusturya ve İsviçre’de çığ düşmesinden kaynaklı ölümler yaşandı. Avusturya polisi tarafından yapılan...

Pakistan’da bombalı saldırıda 8 kişi yaralandı

Pakistan’ın Belucistan eyaletinde düzenlenen bombalı saldırıda 8 kişi yaralandı Pakistan’ın Belucistan eyaletindeki Quetta kentinde, bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda yaralanan 8 kişi, Quetta Sivil Hastanesi’ne kaldırıldı. Ülkenin...

Temel: Kürtlerin varlığı kabul edilmeli

HDP’nin ‘Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nda ‘Kürtler ne istiyor?’ başlıklı sunum yapan Temel, ‘Kürt varlığı üzerine politikaların terk edilmeli…İnkarın son bulması için varlığın kabul edilmesi gerekiyor....

Amed’de yarıyıl tatili bir gün uzatıldı

Amed’de 2 gündür etkili olan kar yağışı nedeniyle yarıyıl tatili bir gün uzatıldı Pazartesi günü yarıyıl tatilinin sona ermesiyle milyonlarca öğrencinin ders başı yapması beklenirken,...

‘Demokratik moderniteyi inşa etmek gerek’

Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nın bugünkü ikinci oturumunda yazar Can Soyer Cumhuriyet kavramına değinirken, yazar Nuray Sancar toplumsal sözleşmelerin eşitlik ilkesine üzerine, yazar Ferda Koç, HDP...

Dink ailesi Çağlayan’daki duruşmalara katılmayacak

Dink ailesi, Çağlayan’da bugün yeniden görülmeye başlanacak olan cinayet davasının duruşmalarına katılmayacağını duyurdu. Aile tarafından yapılan açıklamada “Yalanın su gibi içildiği, zorbalığın ekmek gibi yendiği; yaşam hakkı, insan hakkı, doğruluk, dürüstlük, hak ve hukukun ayaklar altına alındığı” ifadelerine yer verildi.nm_550_550_550_550_550_0145

Agos.com.tr – Dink ailesi, Çağlayan’da bugün yeniden görülmeye başlanacak olan cinayet davasının duruşmalarına katılmayacağını açıkladı. “Yalanın su gibi içildiği, zorbalığın ekmek gibi yendiği; yaşam hakkı, insan hakkı, doğruluk, dürüstlük, hak ve hukukun ayaklar altına alındığı” ifadelerine yer verilen açıklama şöyle:

Dink ailesi olarak, bundan böyle, bizlerle alay eden devlet mekanizmalarının oyununa alet olmayacak ve cinayet davasının yeniden görülmeye başlanan duruşmalarına katılmayacağız. Daha fazla kirlenmemek adına, yalanın su gibi içildiği, zorbalığın ekmek gibi yendiği; yaşam hakkı, insan hakkı, doğruluk, dürüstlük, hak ve hukukun ayaklar altına alındığı o duruşma salonlarına, artık girmeyeceğiz.

19 Ocak 2007’de Hrant Dink’in katledildiği günden bu yana Türkiye’de sistem, yargısıyla, kolluğuyla, asker ve sivil bürokrasisiyle, siyasi kurumlarıyla, bizimle adeta alay etti. Adına devlet denen suç ittifakı, adaleti arar görünürken, gün gün, celse celse, cinayeti yeniden ve yeniden işledi. Bu ittifak, cinayeti planlayan ve sonra da üzerini örten suç örgütünün ta kendisidir.

Cinayetten sonra savcılığa verdiğimiz ilk dilekçede, bugün Ergenekon üyesi olarak mahkûm edilen pek çok kişinin adını verip soruşturulmalarını istedik. Hiçbiri soruşturulmadı. Bu davanın hiçbir aşamasında etkili bir soruşturma yürütülmedi. Devletin tüm kurumlarının dahil olduğu bir cinayette kim hangi soruşturmayı etkili yürütebilirdi ki?

Şimdiye kadar defalarca mahkemelere girdik çıktık. Üzerimize gülündü, hakaret edildi, “Ya sev ya terk et” denildi. Ama en büyük alayı mahkeme, “Cinayette örgüt yoktur” diyerek etti. Son olarak Yargıtay’ın yerel mahkemenin kararını bozan hükmü, sinsice hazırlanmış yeni bir oyunla, var olduğunu tespit ettiği örgütü birkaç milliyetçi gençle sınırlayarak bizlerle bir kez daha alay etti. Yetmezmiş gibi, Yargıtay’ın bu kararı sanki olumlu bir adımmış gibi yansıtılarak kamuoyu bir kez daha yanıltıldı. Bu Yargıtay, Hrant Dink’i sağlığında, türlü hukuksuzluklarla Türklüğe hakaretten mahkum eden Yargıtay’ın ta kendisiydi.

Bu davada, devletin cinayet mekanizmalarının ve suç ittifakının ortaya çıkarılması konusunda gereken tek şey siyasi iradeydi. Siyasi iktidar, kamuoyu önündeki türlü sözlerine ve vaatlerine karşın, bu iradeyi göstermekten ısrarla kaçındı. İrade göstermek bir yana, cinayette rol alan veya katilleri yücelten devlet görevlilerini terfi ettirdi, emniyet müdürü, müsteşar, vali, ombudsman olarak atadı; bazılarını da kendi bünyesine katarak, milletvekili, bakan yaptı.

Muhalefet partileri ise, kah 301. maddeye ilişkin tutumlarıyla, kah ülkedeki milliyetçi-ulusalcı dalgalanmaları körüklemeleriyle, kâh tetikçileri yetiştirdikleri ocaklarıyla, zaten cinayet ikliminin baş aktörleriydi.

İktidar, kendi döneminde işlenen bu cinayeti “namus” meselesi haline getirmek yerine koz olarak kullanmayı, silah sadece kendilerine doğrultulunca suçluları yargılamayı, Cumhuriyet tarihi boyunca yüksek sesle insan hakları mücadelesi vermiş tek Ermeni’nin öldürülmesini yok sayıp “Bizim zamanımızda faili meçhul cinayet olmamıştır” diye böbürlenmeyi seçti. Cinayetin hemen ardından “Bu kurşun Türkiye’ye sıkılmıştır!” demek, ama sonra bu icraatı göstermek, onursuzluktur. Doğrudur! Bu cinayet faili meçhul değildir: Fail, muhalefeti ve iktidarı, askeri, polisi, istihbaratı ve yargısıyla, devlettir.

Biz artık bu müsamerede yokuz. “Bu mahkemenin kararı şundan iyiymiş”lerden, “bu savcı şunda daha doğru demiş”lerden, “bu yapmak istiyormuş da yapamıyormuş”lardan, “şu yapabilirmiş de yapmıyormuş”lardan, “şu aslında iyiymiş de çevresi kötüymüş”lerden sıkıldık.

Ne bekliyorduk ki. Bir tek bizim mi başımıza gelmişti? Daha önce ne olmuştu ki şimdi ne olacaktı. Ama olsundu. Belki bu kez farklı olurdu. Belki önceki davalara, belki sonraki cinayetlere de bir faydası olurdu. Bir de biz deneyelim dedik. Denedik, olmadı. Acıda akraba olduklarımızın yanındaki yerimizi çoktan aldık. Türklüğe hakarete girmesin diye Türk adaleti demekten özenle kaçındığımız bu şey, adı her neyse, biz artık yokuz. Önünde ya da arkasında devlet olan herhangi bir şeyden, bir beklentimiz yok.

Hrant Dink, en yüksek yargı makamı olarak halkların vicdanını görürdü. Bütün bu yaşananlar içinde bizlere gelecek adına hâlâ umut veren tek şey, halkın çok geniş bir kesiminin bu cinayeti vicdanlarında mahkûm etmesi; ona yüreklerinde yer açması oldu.

Bu dava sadece ailemizin değil, Türkiye’de demokrasiye inanan, ayrımcılığı ortadan kaldırmak isteyen, devletin şeffaflaşmasını arzu eden, yüzleşmeden ve barıştan yana herkesin davasıdır. İşte bu insanlar adına avukatlarımız davayı şeklen takip etmeyi, sahipsiz bırakmamayı sürdürecekler.

Bizler olduğumuz ve olmamız gereken yerde olacağız. Öyle ya da böyle, devlet eliyle, sopasıyla, copuyla, bombasıyla öldürülenlerin yakınlarının yanında. Daha iyisinin değil, iyinin kavgasında. Salonlarda değil, sokaklarda, caddelerde, meydanlarda… İnsanına, vicdanına inandığımız bu toplumun içinde, onlarla birlikte, bu vicdanı temsil eden gerçek adaletin tecellisi için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.

/agos

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLENENLER

Şirnex’te şüpheli kadın ölümü

Hezex’te, 46 yaşındaki Ayşe Ekti şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Zergûze Xwar köyünde yaşayan Ayşe Ekti (46), evinde şüpheli bir...

Avusturya ve İsviçre’de çığlarda 10 kişi öldü

Avusturya ve İsviçre’de, düşen çığlarda 10 kişi hayatını kaybetti. Kar yağışının etkili olduğu Avusturya ve İsviçre’de çığ düşmesinden kaynaklı ölümler yaşandı. Avusturya polisi tarafından yapılan...

Pakistan’da bombalı saldırıda 8 kişi yaralandı

Pakistan’ın Belucistan eyaletinde düzenlenen bombalı saldırıda 8 kişi yaralandı Pakistan’ın Belucistan eyaletindeki Quetta kentinde, bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda yaralanan 8 kişi, Quetta Sivil Hastanesi’ne kaldırıldı. Ülkenin...

Temel: Kürtlerin varlığı kabul edilmeli

HDP’nin ‘Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nda ‘Kürtler ne istiyor?’ başlıklı sunum yapan Temel, ‘Kürt varlığı üzerine politikaların terk edilmeli…İnkarın son bulması için varlığın kabul edilmesi gerekiyor....

Amed’de yarıyıl tatili bir gün uzatıldı

Amed’de 2 gündür etkili olan kar yağışı nedeniyle yarıyıl tatili bir gün uzatıldı Pazartesi günü yarıyıl tatilinin sona ermesiyle milyonlarca öğrencinin ders başı yapması beklenirken,...

‘Demokratik moderniteyi inşa etmek gerek’

Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nın bugünkü ikinci oturumunda yazar Can Soyer Cumhuriyet kavramına değinirken, yazar Nuray Sancar toplumsal sözleşmelerin eşitlik ilkesine üzerine, yazar Ferda Koç, HDP...

Almanya’da Abdullah Öcalan’a yönelik komploya karşı yürüyüş

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komplo ile Türkiye’ye getirilişinin yıl dönümü nedeniyle Almanya’da gençler öncülüğünde yürüyüş başlattı PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük 15 Şubat...

Habur Sınır Kapısı’nda şiddette uğrayan Özdemir: Aynı yerde bir kadın daha şiddete uğradı

HDP’li heyet, Habur Sınır Kapısı’nda şiddete maruz kalan Yıldız Özdemir’i ziyaret etti. Ziyarette Özdemir başından geçenleri anlattı Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex milletvekilleri Nuran İmir,...

Mûş’ta eğitime 2 gün ara verildi

Mûş’ta olumsuz hava koşulları nedeniyle okullara 2 günlük ara verildi Mûş’ta devam eden yoğun kar yağışı nedeniyle il genelinde okullara 2 günlük ara verildi. Muş...

Die Linke Eş Genel Başkanı DBP Eş Genel Başkanı ile görüştü

Alman Sol Parti Eş Genel Başkanı Janine Wissler, Amed’de DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ile bir araya geldi ve daha sonra TJA’yı ziyaret...

Bu siteyi kullanmaya devam ederek, tarayıcı çerezleri kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi

Bu web sitesindeki çerez ayarları, size mümkün olan en iyi gezinme deneyimini sunmak için "çerezlere izin ver" şeklinde ayarlanmıştır. Çerez ayarlarınızı değiştirmeden bu web sitesini kullanmaya devam ederseniz veya aşağıdaki "Kabul Et" seçeneğine tıklarsanız, buna izin vermiş olursunuz.

Kapat