Katar’dan Cerablus’a ne taşınıyor?

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Karkamış Sınır Kapısı’ndan TIR ile Cerablus’a yük taşıyan şoförlerden Ali İnan, “Çimento ve demir açık sevkiyat, ancak diğerleri mühürlüdür. Sevkiyatların yüzde 90’ı mühürlüdür. Arabistan ve Katar’dan da yük geliyordu. Katar’dan yük gemi ile indirilip, buraya aktarma oluyor” dedi.

Türkiye’nin “Fırat Kalkanı” harekatı ile girdiği Cerablus’u kontrol eden TSK desteğindeki Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı grupların, Antep’in Karkamış ilçesi sınır kapısından demir, çimento ve inşaat malzemeleri ile jeneratör taşıyan TIR şoförlerinden haraç aldıkları belirtildi. Ali İnan isimli TIR şoförü, malların aktarımı için Cerablus’a geçmek zorunda kaldıklarını, geçtiklerinde Cerablus’ta muhalifler tarafından soyulduklarını, para vermemeleri durumunda silah dahil şiddete maruz kaldıklarını, can güvenliklerinin olmadığını kaydetti.

CAN GÜVENLİKLERİ YOK

Haftalarca sınır kapısında beklediklerini belirten İnan, araçları bırakıp gittiklerinde mazot dahil TIR’daki eşyaların çalındığını, engel olmaya çalıştıklarında ise şiddetle karşılaştıklarını söyledi. Mersin, Adana ve Antep’ten transit yük taşıdığını belirten İnan, “Çin veya başka yerlerden gelen konteynır mallarını alıp buraya getiriyorum. Bende şu anda jeneratör yüklü; ama ticaret amaçlı ne olsa götürüyoruz. Bu malları Cerablus’ta tüccarlara aktarıyoruz. Ben savaş bölgesi olduğu ve can güvenliğimiz olmadığı için Cerablus’a kadar gidiyorum. Başka arkadaşlardan Bab’a kadar giden var. Kimi Bab’a gittiğini, kimi 10 kilometre ötede bir köye gittiğini söylüyor. Kimileri ise, yolda taşlandığını, soyulduğunu, silahlı saldırıya maruz kaldığını söylüyor. Her gün bir şeyle karşılaşıyorsun. Muhalifler burada sıra için bir birlerini sollayanlara silah sıkıyorlar” dedi.

ZORLA HARAÇ ALINIYOR

Muhaliflerin Cerablus’ta gümrük kurduğunu, geçen tüm şoförlerden zor kullanarak haraç aldıklarını belirten İnan, şunları aktardı: “Herkesin elinde bir silah var. Muhalifler cebimizdeki paraya kadar soymaya çalışıyorlar. Ben mazot almıyorum ama yine benden para istiyorlar. Buradan bir şey almıyorum dememe rağmen, ‘yine de vereceksin’ diyorlar. Türkiye’ye, jandarmaya ‘bunlar bizi soyuyor’ diyoruz, ancak ‘Biz oraya karışmayız’ diyorlar. Muhalifler ise, ‘Bizi buraya Türkiye koydu’ diyor. İstersen verme aracında ne varsa, yakıta kadar çekerler. Vermeyen şoförler şiddete maruz kalıyor, silah sıkıyorlar. Araçlara silah sıkıldığı oldu. Aldığım duyumlara göre silahla yaralanan arkadaşlarımız dahi olmuş.”

CERABLUS’TA AĞALAR TÜREDİ

Muhalif gruplar adı altında ağalık yapıldığını sözlerine ekleyen İnan, “Herkesin elinde silah var. Adam eve para getirmesi için 10 yaşındaki 15 yaşındaki oğlunun eline kalaşnikof veriyor. Ondan sonra da güçleri Türk şoförlerine yetiyor. Yaşları büyük de var küçük de var” dedi. Cüzi bir kazanç ile yük taşıdıklarını belirten İnan, “Buraya 625 dolara kiraya gelmişim. 300 litre mazot yakacağım, daha sonra vesaik vereceğim, Türk kapısında kantara para vereceğim, memura yolluk vereceksin, daha sonra da cebinde 50, 100, 150 ne olursa muhaliflere haraç vereceksin” diye konuştu.

KATAR’DAN GELEN MÜHÜRLÜ

Geçirdiği malları Cerablus’ta aktardıktan sonra malların Suriye’nin nerelerine dağıtıldığını bilmediklerini belirten İnan, “Çimento ve demir açık sevkiyat; ancak diğerleri mühürlüdür. Çimento ve demir dışında yapılan sevkiyatların yüzde 90’ı mühürlüdür. Arabistan ve Katar’dan da yük geliyordu. Katar’dan yük gemi ile indirilip, buraya aktarma oluyor. Son dönemde ise Katar’dan yük gelip, gelmediğini bilmiyorum” diye konuştu.

Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’na da sevkiyat yaptığını belirten İnan, Kilis’te karşı tarafa geçmeden gümrükte sevkiyat yaptıklarından kaynaklı daha rahat çalıştıklarını belirterek, tüccarların Kilis yerine Karkamış kapısını tercih etmesindeki temel nedenin Kilis kapısında 700 dolar yerine, Karkamış kapısında 200 dolar vergi vermeleri olduğunu dile getirdi.

Erdoğan Alayumat / Hacı Yusuf Topaloğlu – dihaber

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR