Türk devleti ile Rusya’nın çatışma ve uzlaşma sahaları neler?

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

İdlib’te Türk devleti ile Rusya arasında yaşanan çatışma ve gerilimi görüşmek üzere Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi bekleniyor.

Görüşmeye ilişkin öne çıkan görüşlerden birincisine göre, Rusya ile Türkiye son yıllarda geliştirilen ticari, siyasi ve politik ilişkilerin Erdoğan ile Putin’i İdlib üzerinde yeni bir anlaşmaya götürceği yönünde.

Ancak ikinci bir görüş ise Türkiye ile Rusya arasında Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve hatta Asya’da ciddi çelişkilerin bulunduğu ve bu çelişkilerin tarihsel mahayeti olduğundan yeni bir anlaşma zor görülüyor.

ANF, Türk devleti ile Rusya arasındaki ticari, askeri, politik ve diplomatik ilişkilerde iki gücü birbirine yakınlaştıran ve uzaklaştıran temel konu başlıklarını derledi.

Rusya ile Türkiye birçok konuda birbirine karşı tarihi bagajlar taşısa da özellikle Kasım 2015’te Rus uçağının düşürülmesi, Erdoğan’ın özür mektubu ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından her iki ülke başta ticaret olmak üzere birçok alanda büyük hacimli ilişkiler geliştirdi.

– Ticaret: Her iki ülke arasında yaş meyve sebze, doğalgaz ve inşaat başta olmak üzere son yıllarda çok büyük bir dış ticaret hacmi yakaladı. Rus uçağının Türk devleti tarafından düşürüldüğü 2015 yılında her iki ülkenin dış ticaret hacmi 17 milyar dolar iken, 2019 yılının son ayı itibariyle bu rakam 30 milyar dolara yükseldi. Astana ve Soçi görüşmelerinin ticaret konu başlıkların Erdoğan ve Putin hedeflerinin 100 milyar dolar olduğunu sıklıkla dile getirdi.

– Doğalgaz: Türkiye ithal ettiği doğalgazın yüzde 20’sini Rusya’dan tedarik ediyor. Rus enerji şirketi Gazprom tarafından geçtiğimiz haftalarda yapılan açıklamada Türkiye’nin 2017’de 29 milyar metreküp, 2018’de 24 milyar metreküp ve 2019 yılında da 15,51 milyar metreküp doğalgaz aldığını açıkladı. Gazprom, Türkiye’nin gaz alımının bir önceki yıla göre, yüzde 35 azaldığını açıkladı.

– Türk Akım projesi: İki ülke, Rusya’nın doğalgazının Karadeniz’den Türkiye’ye ve oradan da Avrupa’ya nakledecek 910 kilometrelik doğalgaz boru hattı inşa etti. 8 Ocak’ta İstanbul’da Erdoğan ile Putin söz konusu boru hattının sembolik açılışını yaptı. Toplamda 31,5 milyar metreküp gaz kapasitesi bulunan boru hattının bir hattı Türkiye’ye, biri de Avrupa’ya gaz akışı sağlayacak.

– Turizm: Rusya ile Türkiye arasındaki diğer önemli bir ekonomik başlığı ise turizm oluşturuyor. 2014 yılında Rusya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı 3 buçuk milyon iken, Rus uçağının düşürülmesinden sonra bu rakam bir milyona düştü. Ancak krizden sonra Türkiye’ye gelen turist sayısında ciddi bir artış yaşandı ve 2019 yılında bu sayı 7 milyon oldu.

– Akkuyu Nükleer Santrali: Türk devletinin ilk nükleer santrali olacak olan Mersin Akkuyu Nükleer santrali, Rusya tarafından yapılıyor. Rus devlet şirketi Rosatom tarafından yapılan santralin maliyetinin 22 milyar dolar mal olması bekleniyor.

– S-400: NATO üyesi olan Türk devleti Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini satın aldı. NATO, Avrupa ülkeleri ve ABD’nin ise “Türkiye’nin NATO’dan kopuşu” olarak değerlendirdiği anlaşmaya rağmen S-400’lerin ilke parçaları Türk devletine teslim edildi. S-400’lerin maliyetinin 2 milyar dolardan fazla olduğu belirtiliyor.

Diğer yandan Türk devleti ile Rusya ikili ilişkilerinde tarihi, askeri ve siyasi fay hatları da az değil. Türk devleti ile Rusya arasında son yıllarda kimi ilişkileri geliştirilmiş olsa da, Suriye dışında da birçok sahada her iki güç karşı cephelerde bulunuyor.

– Libya: Türk devleti Libya’da Trablus merkezli İhvani Müslim (Müslüman Kardeşler) çizgisindeki Fayyiz Sarrac’ı destekliyor. Rusya ise General Halife Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu’nu destekliyor. Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde Rusya’ya bağlı Wagner güçlerinin Libya’da Hafter ile birlikte hareket ettiğini belirtmiş ve tepki göstermişti. Rusya ise Türk devletinin Libya’ya “bir terör koridoru” açtığını ifade etmişti.

– Ukrayna: Ukrayna’da 2014 yılında başlayan iç savaşta da Rusya ile Türk devleti farklı cephelerde yer alıyordu. Kriz geçmişi, Çarlık Rusyası ile Osmanlı dönemine kadar giden Kırım’ın özerk statüsüne 18 Mart 2014 tarihinde Rusya tarafından son verildi. Türk devleti zaman zaman bunu gündeme getirse de son yıllarda Rusya ile geliştirdiği ilişkileri bozmamak için sessizliğe büründü. Ancak İdlib’te çatışmaların yeniden başlaması üzerine Ukrayna’ya giden Erdoğan, burada Rusya karşıtı slogan olan “Slava Ukraine” selamıyla merasim birliğini selamladı. Erdoğan ayrıca Kırım’ın ilhak edildiğini de söyledi. Türk devletinin önceki yıllarda Ukrayna’ya İHA ve SİHA’lar satması da Rusya tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

– Osetya: Gürcistan’a bağlı Osetya özerk bölgesi, 2008 yılında Rusya’nın desteğiyle Gürcistan’dan ayrılmak istemesi üzerine Türk devleti de Gürcistan’ı destekledi. Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan kısa süreli savaşta Osetya bölgesi Gürcistan’dan koparıldı. Osetya sorunu da Türk devleti ile Rusya arasında kriz noktalarından biri olmaya devam ediyor.

– Karabağ: Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ bölgesi yıllardır iki ülke arasındaki çatışmaların ana sebeplerinden biri. Karabağ sorununda Rusya, Ermenistan’ı desteklerken, Türk devleti de Azerbaycan’ı destekliyor. 25 Şubat’ta Azerbaycan’ı ziyaret eden Erdoğan, “Karabağ, Azerbaycan kadar bizim de meselemizdir” sözleriyle Rusya’ya mesaj verdi.

– Çeçenistan: Çeçenistan’da 1990’lı yıllarda Rusya’ya karşı mücadele eden radikal grupların ana üslerinden biri Türk devletiydi. Ancak yenilgiyle sonuçlanan bu direnişin ardından söz konusu radikal grupların birçok üyesi Türkiye’ye kaçtı. Bu grupların birçoğu şu anda Suriye’de Rusya ve Suriye’ye karşı savaşırken, bazıları da zaman zaman şüpheli bir şekilde İstanbul’da suikastlere kurban gidiyor.

– Kosova: Bosna savaşından sonra 1998 yılında yaşanan savaşta, Rusya Sırbistan’ı desteklerken, Türk devleti ise NATO şemsiyesi altında Kosova’ya asker gönderdi. Kosova şimdi bağımsız bir devlet olsa da Rusya tarafından tanımıyor.

– Keşmîr: Hindistan ile Pakistan arasında sorun olan Keşmir konusunda da Türk devleti ile Rusya ayrı cephelerde yer alıyor. Türk devleti Pakistan’ı desteklerken, Rusya ise Hindistan’ı destekliyor. İdlib’te yaşanan savaşın derinleşmesi üzerine Erdoğan’ı Rusya’ya mesaj verdiği noktalardan bir diğeri de Keşmir oldu. 14 Şubat’ta Pakistan’ı ziyaret eden Erdoğan, “Dün Çanakkale neyse bugün Keşmir o’dur” dedi

– Akdeniz: Son yılların kriz konularından birisi olan Akdeniz’de gaz arama sondaj çalışmalarında da iki ülke arasında bir rekabet söz konusu. Ancak Rusya Akdeniz’in kıyıdaş ülkelerinden biri olmadığı için Akdeniz’deki gaz arama çalışmalarını Suriye ile İsrail ile yaptığı anlaşmalarla sağlıyor. Suriye’ni kıyı kesiminde 25 yıllık sondaj hakkını elinde bulunduran Rusya, Lukoil gaz firması yoluyla da Mısır’a ait sahaların yüzde 30’unu satın aldı. Rus şirkeri Novatek de Lübnan’la çeşitli anlaşmalar yaparken, İsrail’le de çeşitli anlaşmalar yaptı.

ANF

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR