Yeni hamle Merkel iktidarının ömrünü uzatır mı?

Post date:

Author:

Category:

Array

Almanya’da 14 yıldır başbakanlık koltuğunda oturan Hıristiyan demokrat politikacı Angela Merkel, “sağ kolu” olarak bilinen Ursula von der Leyen’i, partisindeki muhalif seslere ve hükümet ortağı sosyal demokratlara rağmen Avrupa Komisyonu başkanlığına taşımayı başaracak gibi.

Bütün Merkel hükümetlerinde yer alan ve son olarak Savunma Bakanı görevini yürüten von der Leyen’in bu Salı günü Avrupa Parlamentosu’nda yapılacak seçimlerde seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Merkel, von der Leyen’i AB’nin başına getirirse bir anlamda, deyim yerindeyse “dosta ve düşmana ben hala buradayım” mesajı verecek. 2005’ten bu yana aralıksız şekilde başbakanlık koltuğunda kalarak Helmut Kohl’ün ardından Almanya’nın yakın tarihine geçmeye hazırlanan Merkel şimdiye kadar önüne çıkan bütün engelleri aşması, çok zor görünen krizleri bazen inisiyatif alarak, bazen de işbirliği yaparak (Erdoğan rejimiyle yaptığı gibi) çözmesiyle biliniyor.

2008’de Avrupa’yı sarsan Euro krizi karşısında AB’yi, Alman ekonomisini ve Euro’yu kurtarmayı, 2010’da zorunlu askerliği kaldırmayı, 2011’de nükleer santralleri kaldırmayı, 2015’te Balkan ülkelerinde sıkışıp kalan 1 milyon mülteciye kapıları açmayı, 2018’de ABD devlet başkanı Donald Trump ile krizleri aşmayı başaran Merkel’in bir sonraki olağan genel seçimlere kadar iktidarda kalıp kalmayacağı bilinmiyor.

SON ANKETLER HÜKÜMETİN ERİDİĞİNİ GÖSTERİYOR

Hükümet yetkilileri son üç hafta içinde, kamaralar önünde üç kez titreme nöbeti geçiren Merkel için “sağlık durumu iyi endişelenecek bir şey yok” diyorlar. Ancak buna rağmen titreme krizleri yaygın Alman medyasında günlerdir gündemden düşmedi, hiçbir ciddi kamuoyu araştırması yapılmadan “halkın endişeli olduğu” yorumunun yapılması dikkat çekti.

Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDU) geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleştirdiği olağan kongresinde Annegret Kramp-Karrenbauer’i genel başkan olarak seçmişti. Angela Merkel ise 18 yıldır partisinin lider koltuğunu terk etmesine rağmen başbakan olarak kalmaya devam edeceğini, yeni genel seçimlerde artık başbakan adayı olmayacağını söylemişti.

Zaten Eylül 2017’de yapılan seçimlerin ardından son Merkel hükümeti, Sosyal Demokratlar Partisi (SPD) ile yapılan uzun müzakereler sonucunda kurulmuştu. Yeni hükümet kurulur kurulmaz da Merkel hem ortağı SPD ile hem de “kardeş partisi” CSU’nun lideri, İçişleri Bakanı Horst Seehofer ile peş peşe krizler yaşamıştı.

Üstüne üstlük hem partisi hem ortağı SPD son iki yılda yapılan bütün eyalet seçimlerinde ciddi oy kaybetti. Son anketler ise CDU/CSU’nun yüzde bir oy daha kaybederek yüzde 26’ya düştüğünü gösteriyor. Bild gazetesinin kamuoyu araştırma şirketi Insa’ya yaptırdığı anketin sonuçlarına göre Yeşiller Partisi yüzde 23 ile ikinci sırada yer alırken, SPD ve aşırı sağcı parti AfD ise yüzde 14’lük oranla üçüncülüğü paylaşıyorlar. Ayrıca Hür Demokratlar Partisi (FDP) ve Sol Parti’nin oyları yüzde 9 olarak açıklandı.

CDU/ ve SPD’nin oyları bir araya getirildiğine hükümetin oyu şu anda toplam yüzde 40’lık bir rakama tekabül ediyor. Kimi yorumculara göre bu durum halkın nezdinde son Merkel hükümetini meşru kılmıyor. Anketlerden çıkan kötü rakamlar CDU ve SPD’nin ülkeyi erken seçime götürmesini de engelliyor. Çünkü olası yeni bir seçimde her iki partinin daha fazla eriyeceği, Yeşiller Partisi’nin yükselişe geçerek iktidara oturmasından endişe duyuluyor.

SPD’SİZ YOLA DEVAM EDEBİLİR!

Partisi için bu düşüşün böyle devam etmesi halinde sonbaharda ülkenin doğusundaki üç eyalette yapılacak yerel seçimlerde alınacak kötü sonuçlar da hesaba katıldığında Angela Merkel iktidarının 2020 yılında son bulacağı ihtimali gittikçe güçleniyor. Olası bir seçimde sadece kendisi değil, partisi de iktidardan düşebilir.

Bu durumu gören Merkel’in Noel’den önce SPD’siz ya bir azınlık hükümeti kuracağı, ya da Hür Demokratlar Partisi (FDP) ve Yeşiller Partisi ile yeniden hükümet kurma görüşmelerine başlayacağı ifade ediliyor. Merkel’in giderayak son hamlesi şu olabilir; hükümetin renklerine yeşili de ekleyerek, Yeşiller Partisi’ni şimdilik 2021’in sonbaharında yapılması öngörülen genel seçimlere kadar eritip, partisini kendisinden sonra da iktidarda tutmak.

Zira olası bir genel seçimlerde oy oranı yüzde 20’lerin üstüne çıkan Yeşiller’in SPD ve Sol Parti ile “kırmızı-kırmızı-yeşil” hükümetini kuracağı Berlin’de en çok konuşulan senaryolardan. CDU ve SPD’nin günümüzün popüler ifadesiyle “zamanın ruhuna artık cevap vermemesi karşısında Yeşiller’in önlenemez yükselişi şüphesiz sadece iktidarın değil, ülkenin de siyasi rengini değiştirecek. Insa’nın başkanı Hermann Binkert gibi “Yeşiller trendi bitti” diyen yorumcular da var.

- Advertisement -spot_img

YAZARLAR

spot_img

EN SON EKLENEN YAZILAR