TEK SESE TEK ADAMA HAYIR

Post date:

Author:

Category:

Amed’de çoşkulu bir basın açıklaması ile ‘Diktatörlüğe Hayır’ kampanyasının startını veren TJA’lı kadınlar deklarasyonlarında, ‘Önderlikle mutlaka kazanacağız. Tek sese karşı çok sesliliği haykıracağız’ dedi

Tevgera Jinên Azad (TJA), Türkiye’de yaşanan son gelişmeler ve referandum sürecindeki tutumuna ilişkin hazırladığı deklarasyonu Amed Demokratik Bölgeler Partisi il binasında basın toplantısı ile açıkladı. “Önderlikle mutlaka kazanacağız” sloganı ile hazırlanan deklarasyon TJA aktivisti Ayşe Gökkan tarafından okundu. Basın toplantısına, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, HDP milletvekilleri, Barış Anneleri Meclisi ve çok sayıda TJA aktivisti katıldı.

Karanlık asla daim değildir

Deklarasyonu okuyan Gökkan, konuşmasına “Karanlık asla daim değildir” sözleri ile başladı. Karanlık sistemlerin mücadelesinin ‘hakikat yerine yalanı ikame etmek’ olduğunu söyleyen Gökkan, “Bu nedenle karanlığa karşı aydınlığın mücadelesini verenler hakikat savaşçısıdırlar” dedi.

Durumunuz komedyadır

Deklarasyonda, başkanlık sistemi ile otoriter devlet sistemini yeniden restore etmek isteyen faşizmin iki yalana dayandığı belirtildi: “Birincisi, Türkiye’nin ikinci bir istiklal savaşı ile karşı karşıya olduğu yalanıdır. İkincisi, merkezileşmiş ve sınırsız yetkiler kazandırılmış bir rejim kurulmadığı takdirde, ülkenin bölüneceği yalanıdır. Eğer yalanınıza siz daha çok inanıyorsanız durumunuz tragedya değil, komedyadır. Türklüğün istiklalini yok edilmiş Kürtlükle sağlayacağını düşünecek kadar zalim ve cahil bir kıyım siyasetidir bu.”

Amaç Osmanlıcılık

“Ortada ne bir 2’nci İstiklal Savaşı ne de bölünme durumu olduğu” vurgulanan deklarasyonda, şunlara dikkat çekildi: “Halkların, kültürlerin, kadınların, emekçilerin, aydınların, sanatçıların, inançların demokratik ulusunu kendisi için tehdit gören iktidar tekellerinin, bölgesel yayılma hayallerini ifade eden yeni Osmanlıcılık ile tahakkümü sağlama amacı var. ‘6 ayda Kürt sorununu çözeriz’ iradesini ortaya koyan Sayın Abdullah Öcalan ile yürütülen müzakere masasının hükümet tarafından devrilmesinin amacı budur.”

Hakikat çarpıtılıyor

Deklarasyonun devamında İmralı teciridi ve müzakere sürecine de dikkat çekildi: “Sayın Abdullah Öcalan’ın mimarı olduğu demokratik çözüm ve müzakere sürecinin ortaya koyduğu umutlu, başarılı, ahlaki, kardeşlik dolu demokratik Türkiye tablosuna ve yaşa-yaşat felsefesinin halklar nezdinde yarattığı ikna ediciliğe karşı bir savaş verilmektedir. Bu durumu sözde İstiklal Savaşı ile örterek hakikat çarpıtılmaktadır.”

‘Bölüneceğiz’ yalanı

“Halkların gönül bağı kuruduğu” çözüm sürecinin AKP tarafından katledildiği vurgulanan deklarasyonda, iktidarın “bölüneceğiz” yalanına sığınıdığı belirtildi. Başkanlık sisteminin söylenenin aksine “Türkiye’nin iç bölünmelerinin çoğaltılmasına ve iç savaşa” zemin sunduğuna dikkat çekilen deklarasyonda, “Bu şartlarda yaşanacak olan bir kadın kıyımı olacaktır” denildi.

Kadınlara saldırılar arttı

Deklarasyonda, gelişen süreçte, kentlerin yıkımı ile yüz binlerce Kürt kadının göç ettirildiği, emekçi kadınların işten atıldığı, seçilmiş kadınların tutuklandığı, kadın kurumlarının kapatıldığı, muhalif kadınların tutuklandığı ve kadın katliamları ile birlikte kadınların yaşam tarzına saldırıların da arttığı hatırlatılarak, “Toplumun her alanında militarize edilmiş erkeklik ile işgal, talan ve gasp mümkündür” denildi.

Öcalan’a ihtiyaç var

“Faşizmin kadın katliamı demek” olduğu belirtilen deklarasyonun devamında şu ifadelere yer verildi: “ Paradigmasını kadın özgürlük ilkesine dayandırmış, özgür eş yaşam felsefesi ile toplumsal sistemi kadın özgürlüğü ile yapılandırmış ve demokratik çözüm sürecinde kadın iradesini temel muhatap güçlerinden biri olarak temsiliyet şartına bağlamış Sayın Abdullah Öcalan’a ve geliştirdiği çözüm anlayışına en çok biz kadınlar ihtiyaç duymaktayız. Demokratik ulus birliğine dayanan demokratik cumhuriyette yaşamak istiyoruz. Bunun gerçekleşmesinin tek yolu ise Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt halkının temel haklarının tanınması olmaktadır. Bu anlamda tüm kadınları bu onurlu mücadeleye davet ediyoruz.”

Diktatörlük engellenebilir

Diktatörlük rejimini engellemenin ve demokratik cumhuriyet değerlerinde yaşamın temel yolunun ‘Kürt sorununun çözüme kavuşması’ olduğu vurgulanan açıklamada, Türkiye kamuyona şu çağrı yapıldı: “Yeni bir yaşamın, yeni bir insanlığın ve yeni bir barışın inşası için Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne, fikirlerine ve ahlakına duyulan ihtiyacı gündeme almak gerekmektedir. Kadınlarla ve halklarla katliama ‘HAYIR’ cephesi ile bu diktatörlük engellenebilir.”

Özgürlük kazanacak

Deklarasyonun devamında şu ifadelere yer verildi: “Biz kadınlar uğradığımız her tür katliam, esaret, işkence ve saldırıya rağmen hakikatin mutlaka kazanacağına inanıyoruz. Bu temelde ‘Önderliğe, Toprağıma ve Özgürlüğüme Sahip Çıkıyorum’ kampanyamızın 2. aşamasını ‘Önderlikle Mutlaka Kazanacağız’ ismi ile devam ettireceğiz. Biz TJA’lı kadınlar ‘Diktatörlüğe Hayır’ kampanyasını başlatıyor ve özgürlük mutlaka kazanacak diyoruz. Bunun için tek renge karşı çok renkliliğin dilini, tek sese karşı çok sesliliği, tek düşünceye karşı çoklu fikirleri, tek tipliliğe karşı farklılığın birliğini haykıracağız.”

AMED

- Advertisement -spot_img

YAZARLAR

spot_img

EN SON EKLENEN YAZILAR