‘Efrin saldırısı Hatay’da can güvenliği bırakmaz Türkiye’ye kaybettirir’

Post date:

Author:

Category:

Türkiye’nin Suriye’de 6 yıldır desteklediği gruplar ile hep yenildiğini, Ortadoğu’da tek yolun Kürtler ile ittifak olduğunu belirten Hatay’ın siyasi oluşumları, “kaybedeceği baştan belli” dedikleri Efrin saldırısı ile birlikte can güvenliklerinin kalmayacağını vurguladı. Türkiye’nin olası bir Efrin saldırısına tepki gösteren İstanbul’daki siyasi parti ve inanç örgütü temsilcileri de “Olası bir operasyon Türkiye’ye kaybettirir” dedi.

Türkiye’nin Cerablus ve Bab bölgesinin ardından bu kez de Efrin’e dönük üç koldan saldırı gerçekleştireceği gündemdeki yerini korurken, bir süredir Hatay başta olmak üzere sınır hattına yönelik yoğun askeri sevkiyat yaşanıyor. Suriye’de 6 yıldır devam eden savaştan en çok etkilenen merkezlerin başında gelen Hatay’da bulunan siyasi oluşumlar ile İstanbul’daki sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler TSK’nin olası bir Efrin saldırısına tepki gösterdi.

‘EFRİN SALDIRISI TERS TEPECEKTİR’

Türkiye’nin Suriye’deki savaşın başladığı 2011 yılından bu yana stratejik anlamda hep yanlış kesimler ile ittifak kurduğuna işaret eden Halkların Demokratik Partisi Hatay İl Eşbaşkanı Kerem Nalbant, “TSK üç koldan Efrin’e saldırmayı planlıyor. Bu kesinlikle Türkiye’ye bir şey kazandırmayacaktır. Nasıl ki geçmişte ÖSO ve benzeri kesimler tarafından kurduğu politika sert bir kayaya çarpıp, bir hezimete dönüştüyse Efrin üzerine de kuracağı bu mevcut strateji ters tepecektir” dedi. Rusya’nın Türkiye’ye onay vermeden bir saldırının gerçekleşemeyeceğini vurgulayan Nalbant, saldırı ile birlikte kaos ortamının yaşanacağını ve Türkiye’ye yaşanacak olası bir göç ile birlikte demografik alt yapının alt üst olacağını söyledi. Hatay’ın Suriye savaşından bu yana en fazla göçü alan kent olduğunu hatırlatan Nalbant, “Bu mevcut göçün üzerine yeni bir göç dalgası yaşanırsa Hatay’ın bunu kaldırma şansı hiç yoktur” tespitinde bulundu.

‘TEK ŞANS KÜRT İTTİFAKIDIR’

Söz konusu durumu “Yanlış bir politika” olarak değerlendiren Nalbant, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarihsel geçmişe baktığımızda Kürtleri karşısına alan Türkiye hiçbir noktada başarı sağlayamamıştır. Kürtler ile 1071 tarihinden bu yana tarihsel ortaklıklar gerçekleştirilmiştir. Bu ortaklıklardan da Türkiye çok büyük kazançlar sağlamıştır. Nasıl ki Türkiye güncelde ÖSO ile yaptığı ittifaklardan bir şey kazanamamışsa yarın da bir şey kazanamayacaktır. Eğer Türkiye gerçekten de Suriye’de etkili olmak istiyorsa ve Ortadoğu’da bir çıkışı hedefliyorsa kesinlikle bu koalisyonun adresi Kürtlerdir. Başarının şansı Kürt ittifakıdır. Eğer Türkiye bu ortaklığı sağlayamazsa okyanus ötesinden gelen devletler bu şansı Türkiye’nin elinden alır ve Türkiye sadece izlemek ile yetinir.”

Sınır içi ya da sınır dışında yaşanacak herhangi bir operasyonu istemediklerini belirten Nalbant, “6 yıllık süre zarfında Suriye’deki savaşın kentimize yaşattığı sosyo-ekonomik sıkıntıları net gördük. Bu vesileden dolayı savaş demek acı, ölüm, yıkım demek. Türkiye savaş ile geleceğini belirleyemez. Bölgeye baktığımızda özellikle Türkiye ve İran kendi kaderlerini ve geleceklerini savaş üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu tamamıyla yanlış bir politikadır” dedi.

‘TÜRKİYE CİHATÇI GRUPLARI DESTEKLEDİ’

Suriye’de devam eden savaşın Hatay halkını çok yakından ilgilendirdiğini ve Hatay’ın savaşın içinde yaşadığını belirten Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Hatay İl Eşbaşkanı Hülya Kadi ise, “Tüm bu savaşın üstüne bir de Efrin’e yönelik olası bir saldırıda Hatay halkının çok ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalacağı açıktır” dedi. AKP’nin iktidara “Komşularla sıfır sorun” diyerek geldiğini, ancak tüm komşuları ve ülke içinde bir savaş çığırtkanlığı yaptığını belirten Kadi, “Kentteki siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları olarak Suriye’deki halkların kendi kaderini kendilerinin tayin etmesi gerektiğini söyledik. Ancak Türkiye ısrarla cihatçı çeteleri desteklemeye devam ediyor” dedi.

‘EFRİN SALDIRISIYLA HİÇBİRİMİZİN CAN GÜVENLİĞİ KALMAYACAKTIR’

Kadi, “Yaralılar hep bu kentte tedavi ediliyor. Son bir yılda bu cihatçı çeteler yüzünden kentte patlamalar yaşandı. Şu aşamada Suriye’deki savaşın biraz daha küçüğü Hatay’da çıkarılıyor. Efrin’e yönelik olası bir saldırı bizim iç huzurumuzu da yok edecek bir saldırı olur. Bütün dünyanın gözü gönünde Suriye’de cihatçı çetelere karşı savaştığını belirten Türkiye, orada Kürtlere karşı savaşmaktadır” dedi. “Oradaki savaş buradaki insanların savaşı değil” diyen Kadi, şöyle konuştu: “Bizlerin bu savaşa izin vermemesi gerekir. Efrin saldırısı ile birlikte cihatçıların burayı da mekan edeceği açık bir şekilde ortada. Belki de iç savaşa sürükleneceğiz. Reyhanlı patlamasından sonra ‘Benim Sünni vatandaşımı öldürdüler’ denilip Arap Aleviler hedef gösterilmişti. İç huzursuzluğu yaymak için her şeyi yapacaklardır. Bizim de bunlara dönük ciddi kaygılarımız var. Efrin’e böylesi bir operasyon yapılması Hatay’da hiçbirimizin can güvenliğinin kalmayacağının göstergesidir. Hatay için de böylesi bir tehlikenin var olduğu bilinmelidir. Hepimizin AKP’nin Suriye’de izlediği savaşa karşı ortak mücadele etmesi gerekiyor.”

‘CİHATÇILARA NEFES ALDIRMAK İSTİYOR’

Suriye’de 6 yıldır yaşanan savaşın sona doğru gelindiğini ve tüm emperyalist güçlerin de son kozlarını oynadığını belirten Halkevleri Hatay İl Yöneticisi Mahir Mansuroğlu, “Suriye’deki halkın direnişi ile birlikte cihatçı güçlerin köşeye sıkışması kimi emperyalist güçler için sorun teşkil etmekte. Türkiye’nin hemen kentimizin sınırında yeni planlar yapmasının nedeni İdlib’te yüzlerce, binlerce cihatçı katilin sıkışmasıdır. Türkiye dahil olduğu Suriye’deki savaşın sonunun kentimizin sınırındaki yerde yaşanacağını biliyor ve buna dair de kendince askeri anlamda önlemler almaya çalışıyor. Türkiye Suriye’deki cihatçıların nefes almasını sağlamak için Efrin’e saldırmayı planlıyor. Efrin’e yönelik olası bir müdahale sadece oraya yapılmış olmayacak. Bu bütün Türkiye’yi etkileyecek bir müdahale olacak” şeklinde konuştu.

‘YAŞAMIMIZ TEHLİKEDE’

Efrin saldırısı ile birlikte en büyük sorunu başta Hatay’ın yaşayacağını belirten Mansuroğlu, “Suriye’deki savaşta en büyük sorunu bizim kentimiz yaşadı. Bunun en büyük nedeni buradan yapılan silah sevkiyatı ve buradan açılan koridorlar. Hatay genel olarak hep geri cephe olarak kullanıldı. Gerek orada savaşan cihatçılar buraya getirilip tedavi edildi, gerek ise buradan oraya geçiş için bir koridor olarak kullanıldı. Cihatçıların bu kentteki varlığı Alevileri zaten tedirgin ediyordu ama artık diğer kesimleri de tedirgin ediyor. Efrin’e yönelik olası saldırıda buranın sosyo-kültürel yapısında yaşanacak sorunların yanı sıra insanlar burada sadece yaşayabilmek için mücadele etmek zorunda kalacak. Buradaki insanların yaşamı tehlikede ve tehlikeyi de hemen yanı başımıza konuşlandırılan cihatçılar anons ediyor” dedi.

İSTANBUL’DAN DA OLASI EFRİN SALDIRISINA TEPKİ

Türkiye’nin olası bir Efrin saldırısını değerlendiren İstanbul’daki siyasi parti ve Alevi temsilcileri de. Türkiye’nin yapacağı olası bir saldırının Türkiye’ye kaybettireceğini kaydetti.

Efrin’e saldırının demokratik halk iktidarını boğma hamlesi olduğu değerlendirmesinde bulunan Devrimci Parti (DP) Genel Başkanı Ufuk Göllü, yapılacak olası bir Efrin saldırısıyla Rojava’da kazanılan hakların bertaraf edilmesinin amaçlandığına dikkat çekti. Kürt halkının yeniden karanlığa mahkum edilmek istenildiğine işaret eden Göllü, şunları dile getirdi: “AKP iktidarının Efrin operasyonundaki müttefikleri niyetini ele vermektedir. Selefi cihatçılar ve radikal İslam’ın değişik tonları AKP ile birlikte Efrin’e saldırı hazırlığı içindedir. 16 Nisan referandumu sonrası rejimin krizi derinleşmektedir. AKP bu müdahale ile ülke içerisi çelişkilerin üstünü şovenizm zehri ile örtmek istemektedir. Aynı zamanda ülkede oluşan demokratik muhalefet parçalanmak isteniyor. İşçi ve emekçiler faşizmin yayılmacı politikaları için savaşa sürükleniyor. Efrin halkı, Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerin dostudur. Bu savaş faşizmin yayılma ve saldırganlık savaşıdır. Devrimci Parti olarak Rojava halkının yanındayız. Efrin’e askeri müdahaleye ‘Hayır’ diyoruz.”

‘HALKLARA HİÇBİR YARARI OLMAZ’

Demokratik Alevi Derneği (DAD) İstanbul Eş Başkanı Bülent Felekoğlu, Türkiye’nin olası bir Efrin saldırısının Türkiye’ye kaybettireceğini kaydederek, “Konjonktürel olarak bu saldırı olmaz. Bu uçuruma atlamak gibi bir şeydir. Olası bir saldırıyı kabul etmiyoruz. Efrin’den Türkiye’ye herhangi bir saldırı olmamış. İçerde ve dışarda sulh yaratmamız lazım. AKP kendi sonunu hazırlıyor. Çatışmak, hiçbir sorunu çözmeyecektir. Demokrasi hattı oluşturulmalıdır. Dünyadan yalıtılmış bir Türkiye var. Türkiye halklarına hiçbir yararı olmaz. En çok zararı da Alevi’ler görecektir. Alevi’lerin böyle bir durumu kabul etmesi mümkün değildir” dedi.

‘DAHA BÜYÜK BİR KAOS YARATIR’

Türkiye’nin olası bir Efrin operasyonuna karşı olduklarını belirten Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş da, “Türkiye’nin hem içerde hem dışarda Kürtler ile barış, bir arada yaşama ve eşit yurttaşlık eksenli barışçıl bir politika geliştirmesini istiyoruz. Kürt fobisinden kurtulmasını istiyoruz. Hem içerde hem dışarda barışın tesis edilmesine dönük çabalar içerisinde olmalıdır, savaş politikaları içerisinde değil. Savaş politikaları bölgede gerilen fay hatlarını daha fazla kırılmaya neden olur. Daha büyük bir kaos yaratır. Türkiye açısından ve bölge halkları açısından onarılmaz yaralar açar. Bu yüzden bu tür operasyonların yapılmasına karşıyız” dedi.

- Advertisement -spot_img

YAZARLAR

spot_img

EN SON EKLENEN YAZILAR