Günay: Çöküşten AKP-MHP’yi çöpe atarak kurtulabiliriz!

Post date:

Author:

Category:

HDP Sözcüsü Ebru Günay, haftalık olağan basın toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi.
Günay’ın konuşmasının satır başları şöyle:
“Türkiye tarihinin en kritik ve zorlu dönemlerinden birinden geçiyor. Bir yandan içeride ciddi bir yönetim krizi, ekonomik kriz, toplumsal kriz yaşanıyor öte yandan da bu iktidar Türkiye’yi her tarafta alabildiğine bir savaş, çatışma ve gerginlik kıskancına soktu. Libya, Suriye, Irak’ta boğazına kadar ülkeyi savaş bataklığına çeken iktidar şimdi de Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi öngörülemez, son derece tehlikeli bir maceraya sürüklüyor.
Doğu Akdeniz’de yaşananlar AKP-MHP koalisyonunun, bir savaş iktidarı olduğunu kanıtladı.
Saplandıkları savaş, kan ve talan bataklığından çıkmıyorlar, böyle bir dertleri yok.
Ege’de ve Akdeniz’deki tehlikeli askeri hareketlilik Türkiye’yi diplomatik açıdan yalnızlaştırmaktan başka işe yaramıyor.
Libya-Türkiye Anlaşması Meclis’e geldiğinde iktidar ve diğer muhalefet partileri uyarılarımızı dinlemedi.

‘IŞİD AKP’NİN KOALİSYON ORTAĞI!’

Şimdi bir yandan Rusya ile bir yandan ABD ile iş tutmaya, kendisi açısından maliyeti azaltmaya çalışan bu hükümet aynı zamanda, IŞİD, El Nusra, İhvan Hareketi ve paralı millitarist gruplarla birlikte hareket ediyor. Bu örgütlerin tamamı AKP’nin bölge politikalarında koalisyon ortaklarıdır.
Yürüttükleri bu iç ve dış politikayla tarihin çöplüğündeki yerlerini alacaklar.
AKP-MHP iktidarı; savaş politikalarını terk etmelidir, yol yakınken Türkiye’yi daha fazla uçuruma sürüklemekten vazgeçmelidir.
Savaş siyaseti de onları kurtaramayacak. Fakat bizim derdimiz halklarımızın yaşadığı acı, döktüğü gözyaşı, yaşadığı ölüm, yoksulluk, ekonomik kriz, işsizliktir.
Kendilerini çekiç, herkesi çivi sanan bu savaş koalisyonundan beklentimiz yok, çağrımız savaş, açlık istemeyen tüm kesimlere.
Savaş değil barış, adaletsizlik değil adalet, susmak değil sokağa çıkmak.

‘İNSANLARLA DALGA GEÇİYORLAR’

İçeride ve dışarıda yürütülen bu savaş politikalarının ekonomide ülkeyi getirdiği durum ortada. Milyonlarca insanımız işsiz ve aç kalırken, bu iktidarın Hazine ve Maliyeden Sorumlu Bakanı çıkıp, ‘Maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz? Dolar borcunuz mu var? Dolarla bir işiniz var mı’ diye hiç sıkılmadan evine bir ekmek dahi götüremeyen milyonlarca işsizle, açlığından dolayı intihar eden, kendisini yakan insanlarla dalga geçiyor. Zaten bunlarda biraz vicdan kalmış olsaydı ülkeyi, ekonomiyi getirdikleri durumdan dolayı istifa ederlerdi.
AKP hem ülkeyi dolarla borçlandırdı hem de dolarla ne işiniz var diyor. Ne işimiz var öyle mi?
Köprü geçişleri son bir haftada doların yüzde 7 değer kazanması nedeniyle 20 TL arttı. Bu köprülerden geçenler de, hiç geçmeyen vergi mükellefi diğer yurttaşlar da  (verilen yolcu garantisi nedeniyle) bu zamlı tarifeden bu ücreti ödeyecekler. Bu yükselişle birlikte, şehir hastanelerine hizmet alım ve kiralama bedeli olarak önümüzdeki 25 yıl boyunca ödenecek olan toplam 142,2 milyar dolarlık bedel de (TL cinsinden) yüzde 7 oranında arttı.
Hazine ve Maliye Bakanı ne benzine ne ekmeğe ücret ödediği için doların etkisini görmüyor.

‘ÇÖKÜŞTEN KURTULMANIN YOLU…’

İşte bu cehalet Türkiye ekonomisini çökertti. Bu çöküşten kurtulmanın tek yolu AKP-MHP ittifakını demokrasinin çöp sepetine atmaktır.
Türkiye’de her iki kişiden biri işsiz, Saray ve yandaşları hariç herkes geçim derdinde.
AKP-MHP ittifakını tarihin karanlık sayfalarına yazma umudu büyüyor.
Bu zulüm düzeninin yıkılması, özgürlük, barış ve eşitlik düzeninin kurulması için çalışmaya devam edeceğiz.

KÜRT SORUNU

Bu politikayla gidilecek yol kalmamıştır. Çözüm kendisini dayatıyor. Son günlerde Kürt sorununun yeniden gündeme gelmesinin nedeni bu acil çözüm ihtiyacından kaynaklanıyor, çözümün bir zaruret haline geldiği bir gerçektir.  Biz ‘Kürt sorununu çözeceğiz, bunu çözmeye adayız’ diyenler kadar, kendilerine bunu söyleten gerçekleri, hakikatleri de görüyoruz.
Kimi aktörlerin Kürt sorununun çözümünden bahsetmesini önemsiyoruz.
Kürt sorunu günlük siyasetin küçük çıkar çatışmalarının ötesinde ele alınmalıdır. Sorunu çözmeye aday olanların çözüm projelerini ortaya koymaları gerekir; samimi her çabaya açığız.
Diyalog için Kürt sorununun muhatabı bellidir, çözümden bahseden güçlerin bu gerçeği kabullenmeleri gerekir.

DEMOKRATİK MÜCADELE PROGRAMI

Demokratik Eylem Programımızı açıklamıştık. HDP olarak demokrasi ve barış düşmanı olan bu iktidara karşı direnişimizi sürdürüyoruz… Bu kapsamda Demokratik Mücadele Programımızın üçüncü aşamasını ‘Hep Birlikte Savaşa Karşı Barış, Tecride Karşı Özgürlük’ şiarıyla Kayyum gasplarının yıldönümü olan 19 Ağustos’ta Mardin ve İstanbul’da başlatıyoruz…

1 EYLÜL

Eylem programımızın finalini ise 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde 7 merkezde Türkiye tarihinin en büyük insan zincirlerini oluşturarak tamamlayacağız. İstanbul, Amed, Urfa, Adana, Van, İzmir, Ankara  ve Antalya’da Barış Zinciri Eylemleriyle Savaşa Karşı Barış savunucularını bir araya getiriyoruz.
Gelin, hep birlikte bu iktidarı durduralım ve ülkeye demokrasi, umut, barış ve kardeşlik yayalım.”

 

- Advertisement -spot_img

YAZARLAR

spot_img

EN SON EKLENEN YAZILAR