Fosil yakıtlar olmadan ısınmak mümkün mü?

EDİTÖRÜN ÖNERDİKLERİ

Küresel sera gazı salınımının yüzde 25’inden ısınma kaynağı olarak kullandığımız kömür, doğal gaz ve petrol sorumlu. Fakat, Almanya Darmstadt’daki Pasif Ev Enstitüsü’nün (Passive House Institute) kurucusu fizikçi Wolfgang Feist’a göre bu sistem değiştirilebilir.

Deutsche Welle’ye konuşan Feist, “Binaların güç ve enerji kaynakları, çevreye zarar vermeyecek şekilde kurulabilir, bu dünya çapında üretilen yenilenebilir enerji ile mümkün” dedi.

En önemlisi konunun enerji israfından kaçınmak için binaları daha verimli hale getirmek olduğunu belirten Feist, “İyi bir yalıtım ve havalandırma sistemi sayesinde, yeni binalarda yüzde 80-90, eski binalara yapılan enerji tasarrufu renovasyonları sayesinde ise yüzde 75-80 civarında enerji tasarrufu elde etmek mümkün” diye konuştu.

Verimli yapı yöntemleri konusunda uzman olan Feist, talebin geri kalanının ise yenilenebilir enerjiler ile karşılanabileceğini ama kullanılan kombinasyonların bölgeden bölgeye farklılık gösterebileceğini anlattı.

Passivhausexperte Andreas Nordhoff

Feist, bu konuda yenilenebilir enerji kullanan bölgesel ısıtma sistemlerinin, ortam sıcaklığıyla ısıtma yönteminin ve ısı pompalarının önemli kaynaklar olduğunu vurguladı.

Odun ve ahşap paletlerin kullanılmasının tekil binaların ısıtılması için gerekli ihtiyacı karşılayabileceğini söyleyen Feist, ancak bunun çok sürdürülebilir olmadığından ve aynı zamanda biyokütleye olan talebi büyük ölçüde arttıracağından ötürü bütün bir şehrin ya da endüstrilerin kullanımı için makul bir seçenek olmadığını da belirtti.

Frankfurt “iklime zararsız kent” olma yolunda

Almanya’nın Frankfurt şehrinde 2050’ye kadar iklime zarar veren etkenlerin en aza indirilmesi hatta sıfırlanması planlanıyor. Bu geçişin koordinasyonundan sorumlu şehrin enerji birimi yetkililerinden Paul Fay, amaçlarına ulaşmanın finansal olarak bazı teknolojiler sayesinde mümkün olacağını belirtti.

Bilim insanlarının yardımıyla, şehirde enerji tasarrufu sağlayan “pasif evlerin” inşasından ve eski binalarda enerji verimliliği sağlayacak yenilemelerden oluşan bir imar planı oluşturuldu.

Frankfurt’taki binaların çatılarındaki güneş panellerinin şehrin enerji ihtiyacının bir kısmını karşılaması planlanıyor. Bir diğer kaynak ise, enerjinin atık ve odun yakarak ya da atık ısının geri kazanılmasıyla sağlandığı şehir merkezlerine ulaşan boru hatları. Ayıca, zeminden sağlanan ortam enerjisi de ısı pompalarıyla sağlanabilir.

Isı pompaları nasıl çalışır?

Teoride, ısı pompası bir buzdolabı gibi çalışır. Buzdolapları, kapalı ve çok aşamalı bir sistemede buharlaştırıcı vasıtasıyla souğuk hava üretilirken, kompresör de ısı üretir. Bu prensiple sıvı bir soğutucu, binaları ve suyu ısıtmak için çevreden ısıyı çeker. Isı pompası enerjiyi zeminden, yer altı sularından ya da havadan alır.

Isı pompalarının çalışması için elektriğe ihtiyacı vardır, çalışma performansları ise büyük ölçüde ısının kaynağına bağlıdır.

Freiburg’daki Fraunhofer Güneş Enerjisi Sistemleri Enstitüsü’nde araştırmacı olan Marek Miara, şimdiye kadar eski binalarda 60 tane ısı pompası sistemi test ettiklerini belirtti. “Eski binalarda ısı kaynağı olarak havayı kullanan ısı pompaları 3 kilowatt-saat ısıyı 1 kilowatt elektrikten elde eder. Isı kaynağı olarak yer altı sularını ve toprağı kullanan ısı pompaları ise 3.9 kat daha çok ısı üretir” diyen Miara, bu sistemlerin yeni binalara eklenmesinin daha verimli olacağını belirtti.

- Advertisement -spot_img

YAZARIN DİĞER YAZILARI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON EKLEN YAZILAR