Bir Kere Daha Kadınlar ve Barış

”Dağlar insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel Şiir BARIŞ ” demiş Yaşar Kemal ve biliyoruz ki; Ne yeşil bir zeytin dalı gibi baharlık, ne de bir güvercin kanadı gibi hafiftir barış, bir bebeğin gülüşü gibi aydınlık, sevgi kadar güçlüdür . Hep öyle olmalıdır. Evde, okulda. sokakta, Yaşanılan her yerde Niye mi ? Bir kere daha ” KADINLAR ve BARIŞ ” diyoruz. İhtiyacımız olduğu ,ölümlerin çetelesini tutmayacağımız günler için, kadın cinayetleri verilerinin açıklandığı değil, insanları seviyorum, yaşamayı seviyorum diyeceğimiz günler için ,kadınların öldürülmediği ve şiddet görmediği bir ülke için. 20 Mart tarihli Resmi gazetede yayımlanan ve Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul sözleşmesinden ayrılan Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında kadına yönelik şiddet, tecavüz ve ölümlerde üst sıralarda yerini almaya devam ediyor. Ekonomik İşbirliği ve kalkınma örgütü ülkeleri arasında yapılan istatistiklerde kadına şiddetin ve cinsiyet ayrımcılığının yaygın olduğu ülkeler arasında Türkiye 129 ülkenin yer aldığı listede 26. sıradadır. Ülkemizde yapılan istatistiklerde ise kadın ölümlerinin ve kadına yönelik şiddetin hızla arttığı görülmektedir. Kadınlar en çok yakınlarındaki erkekler tarafından(Baba, erkek kardeş, eş, boşandığı eş, erkek arkadaş, ayrıldığı erkek arkadaş) kesici aletle, yakılarak, boğazı sıkılarak veya ateşli silahlarla öldürülüyor ve ölümlerin en fazlası da sözleşmeden çekildik denilen 2021 yılı Mart ayında gerçekleşti. Ayrıca Pandemi nedeni ile Mart 2020 tarihinde sokağa çıkma yasaklarının uygulanmasından sonrada kadına yönelik şiddetin arttığı gözlemlenmiş olup kadınlar en çok bu süreçte erkekler tarafından yaşadıkları evlerde katledilmiştir. Buda gösteriyor ki; Devlet İstanbul sözleşmesinden çekildim dediğinde ülkede kadınlar öldürülüyordu, hala öldürülüyor. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok diyen kadınlara polis barikatlar kuruyor, kadınlar barikatlara rağmen haykırıyor. Kadınları değil, kadın katillerini engelle, bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok dedikçe kadınlar öldürülüyor. Ne acıdır ki medya kadın ölümlerine taciz ve tecavüzlere yer vermekten kaçınıyor. Yer verse de genelde intihar diyerek etkin soruşturma anlamında herhangi bir çabası olmuyor. Ülke nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmuşken, sığınma evleri kapasitesi asla yeterli değildir. Yapılan araştırmalarda on bin kadına bir sığınma evinin düştüğünü görüyoruz. Yaşadıkları evler kadınlar için güvenli yerler değilken, sığınma evleri de asla yeterli değil. Kadının en fazla mağdur olduğu yerlerden biride çalışma alanlarıdır. Kadınlar genelde güvencesiz işlerde ve düşük ücretle çalıştırılıyor. Mülteci kadınlar ise güvencesiz ve düşük ücretin yanı sıra ırkçı ve ayrımcı davranışlarla karşı karşıya kalıyor. Hapishane yaşamı da kadın için en zor yaşam yerlerinden biri. Cezaevi yönetiminin keyfi uygulamaları ile kadın mahpusların infazları yakılıyor, hasta olanların tedavileri aksatılıyor veya yeterli özen gösterilmiyor. Kadın olmalarından kaynaklı özel ihtiyaçları yeterince karşılanmıyor. Kadınlar öldürülmeye devam ediliyor. Kadınların kim tarafından neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe, adil yargılanma yapılmadıkça, katledenlere caydırıcı cezalar uygulanmadıkça şiddet boyutu artarak sürmeye devam edecek. Mevcut ceza hukuku kadını şiddetten koruyacak nitelikte olmadıkça ölümlü vakalarda etkin soruşturma yürütülmedikçe kadın ölümleri devam edecektir. Biz kadınlar diyoruz ki; Mevcut ceza hukuku kadını şiddetten koruyacak nitelikte düzenlenmeli Ölümcül vakalarda etkin soruşturma yapılmalı İntihar demek yerine neden ve kim tarafından öldürüldüğü araştırmalı, Adil yargılama yapılmalı, Katledenlere caydırıcı ceza uygulamalı, Çalışma yaşamında ücret gelirlerinde cinsiyet eşitliği gözetilmeli, Yeterli sığınma evleri için gerekli çalışma yapılmalı, Hapishanelerde keyfi uygulamaya son verilmeli, Hasta mahpus kadınların gerekli tedavileri yapılmalı, Mülteci kadınların yaşadığı ırkçı ayrımcı davranışlar engellenmeli, Güvenceli çalışma yaşamı sağlanmalı, Etkin koruma sağlanmalı, Cezasızlığa neden olacak indirimler yapılmamalı.

Kısacası her zaman her yerde Kadına yönelik cinsel taciz tecavüz şiddet ve ölümlerin arttığı ülkemizde umudumuz bir kere daha KADINLAR ve BARIŞ OLSUN.