İbadethanemiz neresidir?

Biz Aleviler binlerce yıldır ibadetlerimizi yer mekan fark etmeksizin gerçekleştirdik. Bulunduğumuz bu yüzyılda ise cemler köylerde köy odalarında veya o anki duruma göre müsait olan herhangi bir evde gerçekleşiyordu.

Madımak Katliamı’ndan sonraki süreçte kentleşmenin etkisi ile cemevi adı altında şehirlerde Alevi inancını yaşayan bizler toplanıp en başta ibadetlerimizi ve kültürel faaliyetlerimizi gerçekleştirmeye başladık.

İnançsal ve kültürel anlamda şehirlerde asimile olmamaya çalıştık. Hala ülkemizde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) vermiş olduğu “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” kararına uyulmuyor. AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ayrımcılığı yasaklayan 14’üncü maddesini ihlal ettiğine karar verdi ve bu maddeye kombine edilen düşünce, inanç ve din özgürlüğünü garanti altına alan 9’uncu maddeyi ihlal ettiği tezi işlendi.

Geçtiğimiz günlerde gündem olan Şahkulu Sultan Vakfı’ndaki açıklamalar, Kültür Bakanlığı’na bağlanıyor olması Aleviliği tümüyle reddeden ve seçimler için yatırım yapan ama aynı zamanda bizi yok sayan bir siyasal iktidar oyunundan başka bir şey değildir.

Biz Kızılbaş Alevilerin ibadethaneleri ister kabul edin ister kabul etmeyin CEMEVLERİ’dir ki kabul etmeniz gibi bir derdimiz de olmadı. Asla kimseden bir beklentisi olmayan minnet etmeyen bir yolun temsilcileriyiz.